2017 Merkezi Yönetim Bütçesi kabul edildi

TBMM Genel Kurulu'nda günlerdir görüşülen 2017 Merkezi Yönetim Bütçesi ve 2015 kesin hesapları kabul edildi.

2017 Merkezi Yönetim Bütçesi kabul edildi

TBMM Genel Kurulunda bütçe maratonu sona erdi. 12 gün süren bütçe maratonunun son günü konuşmalar yapıldı ve kanun tasarılarının oylaması yapıldı. Elektronik oylama ile yapılan oylamadan sonra 2017 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ve 2015 Kesin Hesap Kanun Tasarısı kabul edildi.

Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye’de istikrarı, güveni, kardeşliği bozacak her türlü faaliyete karşı parti farkı gözetmeksizin tüm milletimiz, doğusuyla, batısıyla, güneyiyle, kuzeyiyle kenetlenmiştir. Türkiye’nin sorunu terördür” dedi. 
Başbakan Yıldırım, TBMM Genel Kurulu’nda 2017 merkezi Yönetim bütçe kanunu ve 2015 kesin Hesap Kanunu elektronik oylama ile geçtikten sonra teşekkür konuşması yaptı. Yıldırım, 2017 Merkezi Yönetim bütçesi ve 2015 Kesin Hesap Kanunu milletvekillerinin oylarıyla kabul edildiğini belirterek, “Ben öncelikle bu bütçe görüşmelerinde komisyon aşamasından, son ana kadar emeği geçen milletvekillerimize, partilerimize, Grup Başkanvekillerine, Meclis Başkanvekillerine, Meclis Başkanımıza, uzmanlara, Bakanlarımıza velhasıl emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Milletimiz için hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
2017 bütçesinin tam bir yatırım bütçesi olacağını söyleyen Yıldırım, “Yatırımların yüzde 30 arttırıldığı, istihdamın, üretimin, özsellikle terörle mücadelenin amansız bir şekilde devam ettiği bölgelerimizin inşası, imarı için çok önemli kaynakların ayrıldığı bir hizmet, yatırım, yeni projelerin bütçesi olacaktır. Ülkemizin başını ağrıtan, milletimizin canını sıkan terör belasının da gündemimizde en aşağı sıralara indireceğiz. Buna yürekten inanıyoruz. Çünkü buna yönelik siyasi irademizde var, milletin bu konudaki tam bir birlikteliği, kanaati var. Türkiye’de istikrarı, güveni, kardeşliği bozacak her türlü faaliyete karşı parti farkı gözetmeksizin tüm milletimiz, doğusuyla, batısıyla, güneyiyle, kuzeyiyle kenetlenmiştir. Türkiye’nin sorunu terördür. Terör örgütünün Kürtler diye bir sorunu yoktur. Kürtlerin PKK gibi bir sorunu var. Bu sorunu inşallah ülkemizin gündeminden çıkaracağız” dedi. 

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, anayasa değişikliğine ilişkin, “İlgili metne bakınca, yürütmede çift başlılıktan kurtarıldığı, güçlü bir parlamento oluşturulduğu, cumhurbaşkanının yetki ve sorumluluklarında bir denge kurulduğu anlaşılacaktır” dedi. 
TBMM Genel Kurulunda bütçe görüşmeleri devam ediyor. MHP adına MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman ve MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Mehmet Günal konuştu.
Büyükataman, İstanbul’da hayatını kaybeden şehitlere Allah’tan rahmet dileyerek, Türk milletinin bir ve beraber olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin ağır ve olumsuz şartların hüküm sürdüğü kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen Büyükataman, “Milli güvenlik sorunu ağırlaşmakta, iç ve dış güvenliğimiz çok ciddi tehlike ve tehditlere maruz kalmaktadır. Türkiye çok ciddi beka sorunu ile karşı karşıyadır. Ülkemiz uzun süredir karmaşık olayların, kaotik gelişmelerin baskı ve kuşatması altındadır, adeta Sırat Köprüsü’nden geçmektedir” ifadelerini kullandı.
15 Temmuz darbe girişimine değinen Büyükataman, “Gayemiz bu tür düşmanlıkların tekrarına mani olmaktır. İstiklalimiz, iktidar ve imtiyaz kaybetme korkusuyla değil, kucaklaşma, dayanışma, ortak değer ve milli gerçeklerde buluşmayla teminat altına alınmaktadır. Bu nedenle Türk siyaseti ucuz hesap yapmadan, çatışma ve çekişmeye kapılmadan Türkiye’nin ana meselelerine çözüm getirmeye mecburdur. Milliyetçi Hareket Partisi her vesileyle açıkladığı hassasiyetleri, ilke ve esaslarına bağlı bulunmak şartıyla, milleti ve ülkesi için her olumlu, anlamlı teşebbüse vardır ve gereğini yapmaktadır. 15 Temmuz darbe girişimi, uzun yıllar boyunca, sistemli çabalarla bir çetenin devlete nasıl sızdığını korkutucu biçimde ortayla koymuştur. Karşımızdaki büyük resim vahimdir. FETÖ ile mücadelede bu yapının siyasi ayakları hala açıklığa kavuşmamış, 15 Temmuz sonrası FETÖ bağlantılı soruşturmalar ayıklama ve tasfiye süreci sadece bir kuruma doğru dürüst uğramamıştır, bu kurumda siyaset kurkumudur. Bu açığa çıkarılmadan, ne FETÖ anlaşılabilecek ne de 15 Temmuz darbe girişimi tüm yönleriyle aydınlanabilecektir. Siyasi ayaklar ortaya çıkarılmadan, FETÖ ile mücadele topal kalacak, bu habis terör örgütünün kökünün kazınması mümkün olmayacaktır” şeklinde konuştu.
Kıbrıs’taki çözüme ilişkin olarak Büyükataman, “Kıbrıs müzakerelerinin bam teli şüphesi topraktır, toprak ise vatandır, namustur, pazarlık konusu yapılamayacaktır. Bu millî ilkenin Kıbrıs Türklüğünün vazgeçilmezi olduğunu bilmek, görmek ve teyit etmek şarttır. Kıbrıs müzakerelerinde adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılması son derece acil ve önemlidir ancak sırf çözüm olsun diye de tavizlerle Türk vatanını terk etmek, tarihî hak ve çıkarlarımızdan bir çırpıda ayrılmak yanlıştır ve bunu tasvip etmemiz de imkânsızdır. Kıbrıs'taki Türk toplumunun aleyhine, kazanımlarını sekteye uğratacak, egemenlik haklarını hiçe sayacak herhangi bir anlaşma veya uzlaşmanın milletimiz nezdinde itibar veya inandırıcılığı olmayacaktır” diye konuştu.
Büyükataman 15 Temmuz’dan sonra yeni anayasa ihtiyacının arttığına dikkat çekerek, “Türkiye’de hiçbir şey 14 Temmuz’daki gibi olmayacak. Milletimizin yeni bir soluğa, yeni bir hukuki mutabakata yönelik talebi hissedilir ölçüde fazladır. Milliyetçi Hareket Partisi Anayasa’nın tadilatına veya yeniden yazılımına dair toplumda oluşan beklentiye sıcak ve olumlu bakmaktadır. Anayasa değişikliği konusunda inisiyatif almamız, fiili dağınıklığı ve çarpıklığı çözme irademiz, yalnızca Türkiye ve Türk milletinin geleceğine dair duyduğumuz sorumluluk anlayışımızdan kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin adım adım felakete doğru ilerlemesini istemiyorsak, siyaset kurumu olarak devreye girmeli ve mutlaka tedbir almalıyız. Anayasamızın hiçbir yerinden ‘Türk’ ibaresinin çıkarılması önerilmemekte, bu bir tartışma alanı değildir. Anayasamızın ilk dört maddesi tartışma konusu değildir. İlgili metne bakınca, yürütmede çift başlılıktan kurtarıldığı, güçlü bir Parlamento oluşturulduğu, Cumhurbaşkanı’nın yetki ve sorumluluklarında bir denge kurulduğu anlaşılacaktır. Bu çalışma, Başkanlık sistemine geçiş değil, Cumhurbaşkanı’nın sınırsız şekilde kullandığı yetkileri sınırlandırmak ve Cumhurbaşkanı’na sorumluluk yüklemektir. Parlamento yasama ve denetleme faaliyetlerinde daha güçlü hale getirmiş, buna paralel olarak yargı denetimine imkan sağlanmıştır. Sistem rejim tartışmaları gerektiren bir durum söz konusu değildir.”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Günal, Türkiye’nin sıcak para akışına dayalı, üretmekten çok tüketmeye, bilgi ve teknoloji yoğun yerine hizmet sektörüne yatırımların sürdürülebilir olmadığını söyleyerek, “Türkiye’nin böylesine ekonomik yapıya kavuşması, önümüzdeki yılların şekillendirmesini etkileyecek önemli hususlardan birisi olacaktır. Kısacası başta terör olmak üzere, işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik, eğitim sistemindeki çarpıklıklar, sosyal güvenlik sistemindeki yetersizlikler ile her alanda yaşanan yozlaşma ve yolsuzluk, türkiye7nin önünde duran köklü temelleri bulunan başlıca sosyo-ekonomik sorunlardır. Bu nedenle 2023’e kadar olan dönemde; ülkemizin kaybettiği zamanın her almanda oluşan tahribatın, açıkların telafi edilmesi gerekmektedir. Bu açıkların kapatılması, bu amaca ulaşılması yapısal reformların hızla hayata geçirilmesi halinde Türkiye 2023 yılında bölgesel güç ve küresel aktör olabilecek, 20 ekonomik, sosyal, siyasi, teknolojik ve stratejik alanlarda küresel ölçekte etkili bir güç ve lider ülke haline gelecek, bunu sürdürebilir hale getirecektir” şeklinde konuştu.
Günal, şöyle konuştu:
“Terörle ve teröristle etkin bir şekilde mücadele edilirken vatandaşların can ve mal güvenliğini öncelikle temin etmek ve zarar görmelerine fırsat vermemek gerekmektedir. Terörle mücadele sırasında haksız ile haklı, suçsuz ile suçlu ayırt edilmeli ve mücadele hukuk devletinin yöntemleriyle kararlı bir şekilde sürdürülmelidir. Güvenlik birimlerinin yaptığı mücadelenin yanı sıra, istismar edilen ve bu nedenle terörü besleyen unsurların da ortadan kaldırılmasına dönük olarak ekonomik, sosyal, psikolojik, idari, demografik ve kültürel etkenlerin ortadan kaldırılması temelinde bir mücadele yürütülmelidir. Bu kapsamda, ekonomik ve sosyal konularda da çözümü önerilerimizi içeren, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini Kalkındırma Programı Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey tarafından eylül ayı sonunda kamuoyunun dikkatine bir basın toplantısıyla sunulmuş bulunmaktadır. Buradaki programın temel amacı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizdeki 23 ilde ekonomik büyümeyi, sosyal gelişmeyi ve toplumsal uzlaşmayı artırarak millî birlik ve bütünleşmeyi sağlamaktır. Çağdaş dünya nimetlerinden bütün vatandaşlarımızın hakça yararlandığı bir kalkınma modelinin gerçekleştirilmesi bu programın esasıdır.” 

tbmm haberleri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Çankaya Belediyesi'ne iki ödül birden
Çankaya Belediyesi'ne iki ödül birden
Ankaragücü, Çaykur Rizespor maçı öncesi moral buldu
Ankaragücü, Çaykur Rizespor maçı öncesi moral buldu